Pinara kenti, Fethiye Körfezi’nin doğusunda, Güney Antikragos Dağları’nın (Baba Dağı) doğu yamaçlarında, Xanthos Vadisi’ne hâkim bir konumda yer almaktadır. Yerleşim, yaklaşık 330 m ile 715 m arasında yükselen teraslar üzerine kurulmuştur. Güneyde Ksanthos, kuzeydoğuda ise Tlos ile komşudur. Kentin Likçe adı Pinale (ya da Pilleñni)’dir.
Pinara, antik yazılı kaynaklarda nadiren anılmaktadır. Yerleşim modern dönemde ilk kez Charles Fellows tarafından tanımlanmıştır. Henüz sistematik kazılar yapılmadığından, bilinen en erken arkeolojik buluntular Hanedanlık Dönemi’ne tarihlenmektedir. Bununla birlikte, kentin çok daha eski olduğu açıktır; zira adı MÖ 13. yüzyıla ait Hitit metinlerinde Pinali olarak geçmektedir. Kent adını taşıyan sikkeler Hanedanlık Dönemi’nden bilinmekte olup, Pinara ayrıca MÖ 2. yüzyılda Likya Birliği adına sikke basan ilk kentlerden biridir.
Roma Dönemi’nde, Strabon’un belirttiğine göre Pinara, Likya Birliği’nde her biri üç oy hakkına sahip altı büyük kentten biriydi. Ancak sonraki dönemlerde, büyük limanı sayesinde hızla gelişen Telmessos’a bu ayrıcalıklı konumunu kaybetmiştir. Pinara, Bizans Dönemi’nden 12. yüzyıla kadar bir piskoposluk merkezi olarak varlığını sürdürmüştür.
Dik yamaçlarla çevrili üst akropolis üzerindeki surlar dışında kentte Helenistik Dönem’e ait yapı tespit edilmemiştir. Üst akropoliste de oldukça sınırlı sayıda yapı kalıntısı bulunmaktadır. Roma Dönemi yerleşimi, bu sarp tepenin doğusundaki daha alçak yamaçlarda yoğunlaşmıştır. Mezarlar dışında görülebilen tüm kalıntılar—bouleuterion, tapınak, agora ve hamam gibi—Roma ve Bizans dönemlerine aittir. Yaklaşık 3200 kişi kapasiteli Roma tiyatrosu ise, alt akropolisin altındaki ovanın karşı yamacında yer almaktadır. Kentin en dikkat çekici unsurları mezarlarıdır. Pinara’da Likya mezar mimarisinin neredeyse tüm türlerini görmek mümkündür. Üst akropolisin dik yamaçları, yüzlerce güvercinlik tipi kaya mezarıyla kaplıdır. Likya’da ahşap mimariyi taklit eden ev tipi kaya mezarlarının en güzel örneklerinden bazıları kenti çevreleyen kayalıklarda yer almakta olup, bunların yaklaşık bir düzinesi Likçe yazıt taşımaktadır. Bu kaya mezarlarından biri, Pinara kentini betimleyen duvar kabartmalarıyla özellikle dikkat çekmekte ve Hanedanlık Dönemi’ndeki kentsel dokunun anlaşılmasına önemli katkı sağlamaktadır. Ayrıca Hanedanlık Dönemi’ne ait dikme mezarlar ile farklı dönemlere tarihlenen lahit mezarlar da bulunmaktadır.
Pinara Dere Nekropolü
Resimli Kaya Mezarı
Pinara Güney Nekropolü
Ddapssm̃ma Lahdi
Pinara Tiyatrosu
Kaynaklar:
Benndorf, O. ve G. Niemann. 1884. Reisen in Lykien und Karien (Reisen im südwestlichen Kleinasien I), Wien.
Çevik, N. 2021. Lykia Kitabı: Arkeolojisi, Tarihi ve Kültürüyle Batı Antalya, Türk Tarih Kurumu, Ankara.
Fellows, C. 1847. Lycia, Caria, Lydia, illustrated Mr. George Scharf with descriptive letter-press by Sir Charles Fellows, London.
Tietz, W. 2016. “Central Lycia: Kyaneai, Phellos, Kekova,” From Lukka to Lycia: The Land of Sarpedon and St. Nicholas, ed. H. İşkan ve E. Dündar, 362–373, İstanbul.
Wurster, W. W. 1980. “Survey antiker Stadte in Lykien,” Actes du Colloque sur la Lycie antique, 27–36.
Wurster, W. W. ve M. Wörle, 1978. “Die Stadt Pinara,” AA 1978, 74–99.
Görseller:
O. Benndorf ve G. Niemann, 1884
C. Fellows, 1847
W. W. Wurster ve M. Wörle, 1978
W. W. Wurster, 1980
British Museum
Tayfun Bilgin, 2022
Ertuğrul Anıl, 2024
Bora Bilgin, 2022, 2024

















































