Yerleşimin bilinen en eski adı Kuwalapassa’dır. Zaman içinde Anastasiopolis, Makri ve Meğri gibi farklı adlarla da anılmıştır. Kentin Likçe adı Telebehi’dir. Günümüzde Muğla ilinin Fethiye ilçesinin merkezinde yer almaktadır. Likya’nın batı sınırındaki en önemli liman yerleşimidir ve bilinen Likçe yazıtların en batıda olanı Telmessos’ta bulunmuştur. Likya Birliği’nin en büyük ve en güçlü kentlerinden biri olmamakla birlikte, MÖ 5. yüzyılda Atina Birliği’ni destekleyen Likya kentleri arasında en büyük katkıyı sağlayan kent olmuştur. Kent, Fethiye (Glaukos) Körfezi’ne hâkim konumu ve çevresindeki verimli topraklar sayesinde her dönemde önemini korumuştur. Hanedanlık Dönemi’nde Albinas ve Perikle gibi bölgenin güçlü beylerinin egemenliği altına girmiş, Büyük İskender’in ölümünden sonra ise Ptolemaios, Seleukos ve Pergamon krallıklarının yönetimine geçmiştir. Telmessos, Likya Birliği’ne görece geç bir tarihte, MÖ 80 yılında katılmış olsa da Roma Dönemi’nde Birliğin önemli kentlerinden biri hâline gelmiştir.
Kentin en erken yerleşimi Hıdırlık (veya Hızırlık) olarak adlandırılan iki tepe üzerinde kurulmuştur. Bu erken yerleşimin akropolisinde mezarlar ve sur kalıntıları günümüzde hâlâ görülebilmektedir. MÖ 5. yüzyılda Ksanthos dynastlarının bölgeyi ele geçirmesinden sonra yerleşimin kıyıya doğru kaydığı düşünülmektedir. Helenistik dönemde Telmessos, bölgenin en büyük ve en zengin liman kentlerinden biri hâline gelmiştir. Ancak liman çevresindeki antik yerleşim, modern yapılaşma nedeniyle büyük ölçüde tahrip olmuştur. Günümüze ulaşan en önemli kalıntılar, kale tepesinin güneydoğusunda yer alan kaya mezarlarıdır. Bunların en etkileyicisi, İon düzeninde tapınak cepheli Amyntas Mezarı’dır. Amyntas mezarına benzer birkaç tapınak tipli mezarın yanı sıra, bazıları Likçe yazıtlar da taşıyan klasik Likya ev tipinde çok sayıda kaya mezarı bulunmaktadır. 19. yüzyıl seyyahlarının çizimlerinde görülen lahitler, günümüzde modern kent dokusu içinde yer almaktadır. Aynı çizimlerde görülen Telmessos tiyatrosuna ait taşların büyük bölümü 1953 yılında Fethiye Limanı’nın inşasında kullanılmıştır. 2012 yılında tiyatro kalıntıları üzerinde restorasyon çalışmaları başlatılmıştır.
Telmessos Lahdi
19. yüzyıl seyyahları kenti ziyaret ettiğinde bu lahit, kaidesi su içinde kalacak şekilde Fethiye Limanı’nda bulunuyordu. Günümüzde modern kent yerleşimi içinde, hükümet konağı binasının yanında yer almakta olup, yalnızca lahit sandukası ve kapağı toprak üstünde görülebilmektedir; podyum ve hyposorion kısmı ise gömülü durumdadır. Ahşap ev mimarisini taklit eden yapısı ve semerdam biçimli kapağı ile Hanedanlık Dönemi Likya lahitlerinin tipik bir örneğidir. Kapağın her iki yanında ve mahya kirişinde savaş sahnelerini betimleyen kabartmalar yer almaktadır. Kapağın her iki alınlığındaki kabartmaların mezar sahibini ve ailesini tasvir ettiği düşünülmektedir. Fellows ve Texier’in çizimleri, mezarın podyum kısmında da kabartmalar bulunduğunu göstermektedir; ancak bu bölüm günümüzde toprak seviyesinin altında kaldığı için görülememektedir. Texier, bu kabartmaların mezarın daha sonraki bir kullanım evresinde eklenmiş olabileceğini ileri sürmüştür.
Amyntas Anıt Mezarı
Telmessos’taki kaya mezarları arasında en büyük ve en önemli olanıdır. Mezar, İon düzeninde tapınak formunda düzenlenmiş, çift sütunlu ve üçgen alınlıklı 11 × 13 m ölçülerinde bir cepheye sahiptir. Üzerindeki yazıt, mezarın Hermapias oğlu Amyntas için yapıldığını belirtmektedir. Çoğu araştırmacı tarafından MÖ 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir. Amyntas hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır; yerel bir yönetici ya da kentin varlıklı seçkinlerinden biri olabilir. Hermapias adı Likya kökenliyken, Amyntas adı Yunanca kökenlidir. Tapınak tipli mezarların yapımına İskender öncesi dönemde başlandığı bilinmektedir. Aynı kaya yüzeylerinde çok sayıda görülen klasik Likya tipi mezarların aksine, tapınak cepheli bu mezarlar, bölgedeki Karya ve Hekatomnid hanedanlarının egemenliğini takiben Helenistik kültür etkisiyle gerçekleşen bir dönüşümün izleri olarak değerlendirilebilir.
Kaynaklar:
Akşit, O. 1967. Likya Tarihi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları No:1218, İstanbul.
Başgelen, N. (ed.) 2005. Lycian Journal 1892 – Ernst Krickl, Archaeology and Art Publication, İstanbul.
Benndorf, O. ve G. Niemann. 1884. Reisen in Lykien und Karien (Reisen im südwestlichen Kleinasien I), Wien.
Borchhardt, J. 2016. “Lycian Dynasts and Temple Tombs,” From Lukka to Lycia: The Land of Sarpedon and St. Nicholas, ed. H. İşkan ve E. Dündar, 402–408, İstanbul
Çevik, N. 2021. Lykia Kitabı: Arkeolojisi, Tarihi ve Kültürüyle Batı Antalya, Türk Tarih Kurumu, Ankara.
Fellows, C. 1839. A Journal Written During an Excursion in Asia Minor, London.
Fellows, C. 1847. Introductory Remarks to Lycia, Caria, Lydia, London.
Greaves, A. M., S. Duffy, J. R. Peterson, Ş. R. Tekoğlu ve A. Hirt. 2020. “Carved in Stone:Field Trials of V-RTI in Classical Telmessos,” Journal of Field Archaeology 45/7.
Petersen, E. ve F. Von Luschan. 1889. Reisen in Lykien Milyas und Kibyratis. Reisen im Südwestlischen Kleinasien II, Wien.
Texier, C. 1849. Description de l’Asie Mineure, Vol.3, Paris.
Tietz, W. 2003. Der Golf von Fethiye. Politische, ethnische und kulturelle Strukturen einer Grenzregion vom Beginn der nachweisbaren Besiedlung bis in die römische Kaiserzeit, Bonn.
Wörle, M. 1980. “Telmessos in hellenistischer Zeit,” Actes du Colloque sur la Lycie antique, Istanbul 1977, Paris, 63–72.
Görseller:
C. Fellows, 1839, 1841, 1847
J. H. Allan, 1843
C. Texier, 1849
O. Benndorf ve G. Niemann. 1884
E. Petersen ve F. von Luschan, 1889
F. W. Hasluck, 1909
SALT – Ali Saim Ülgen Archive, 1932
N. Başgelen, 2005
A. M. Greaves et al., 2020
Tayfun Bilgin, 2022
Reha Özer, 2022
Bora Bilgin, 2022, 2023, 2025





































