Sura - Surezi

Sura, Andriake Limanı’nın kuzeydoğusunda, bir tepenin arkasında yer alan küçük bir Hanedanlık Dönemi yerleşimidir. Helenistik Dönem’den itibaren burada kurulan kehanet merkeziyle tanınmaktadır. Yerleşimin kurulu olduğu kayalık tepenin yamaçları, antik dönemde küçük bir koy olan bataklık bir alana doğru inmektedir. Bu koy, vadiden geçen Karaemir Deresi’nin taşıdığı alüvyonlarla zaman içinde dolmuştur. Günümüzde Çayağzı Plajı, hem eski Sura Koyu’nun ağzını hem de benzer şekilde Myros (Demre) Çayı tarafından doldurulmuş olan Andriake limanını kaplamaktadır.

Kentin Likçe adı Surezidir. Sura (Soura) adı ise Helenistik Dönem’den günümüze kadar kullanılmaya devam etmiştir. Hanedanlık Dönemi yerleşimi, surlarla çevrili bir tepe üzerinde yer almaktadır. Akropolis üzerinde inşa edilmiş büyük bir hanedan konutu, daha sonraki dönemlerde de kullanılmaya devam etmiştir. Tepenin kuzey yamacında yer alan Hanedanlık Dönemi’ne ait bir gözetleme kulesi ise Bizans Dönemi’ne kadar kullanımını sürdürmüştür. Akropolis çevresinde Roma Dönemi’ne ait yaklaşık bir düzine lahit bulunmaktadır. Sura’daki en dikkat çekici anıt, akropolisin güney ucunda yer alan Hanedanlık Dönemi’ne ait mezardır. Bu yapının alt bölümü, klasik Likya ahşap mimarisini taklit eden bir ev formundadır. Bunun üzerinde ise neredeyse bir dikme mezar görünümü kazandıracak kadar yüksek bir lahit yer almaktadır; bu eser Likya’daki en büyük lahit olarak kabul edilir. Ancak mezar sahibinin kimliği bilinmemektedir, çünkü herhangi bir yazıt günümüze ulaşmamıştır. Bu mezarın hemen arkasında, Likçe bir yazıt (TL 84) taşıyan Klasik Likya kaya mezarı bulunmaktadır. Sura’da bulunan bir diğer Likçe yazıt (N 304), akropolisin güney ucunda, Sura Koyu’na bakan konumda yer alan ve kaya içine oyulmuş monolitik bir kübik “kaide” üzerindedir. Borchhardt bu yapının bir heykel kaidesi olabileceğini ileri sürmektedir.

Roma Dönemi’nde Sura Koyu kıyısında kurulan Apollon Tapınağı’ndaki kehanet faaliyetleri, yerleşimin Myra idaresi altında bir dinsel merkez hâline gelmesine yol açmıştır. Bu durum, akropolis çevresinde bulunan yazıtlarla da desteklenmektedir. Kehanet merkezi ve Apollon Surios kültü, Plinius Secundus (Yaşlı Plinius), Plutarkhos, Polykharmos ve Artemidoros gibi çeşitli antik yazarlar tarafından da zikredilmektedir. Bu yazarların anlatımları bazı ayrıntılarda farklılık gösterse de genel olarak tapınak rahiplerinin sudaki balıkları gözlemleyerek kehanette bulunduklarını belirtmektedirler.

Tapınak, güney cepheli ve Dor düzeninde inşa edilmiştir. Günümüzde yalnızca kuzey duvarı ve yan duvarların bazı bölümleri çatı yüksekliğine kadar korunmuş olup, akropolis ile tapınak arasında uzanan basamaklı yolun bazı kalıntıları da günümüze ulaşmıştır.


Kaynaklar:

Borchhardt, J. 1975. Myra – Eine lykische Metropole in antiker und byzantinischer Zeit, 1st Forsch 30, Berlin.
Çevik, N. 2021. Lykia Kitabı: Arkeolojisi, Tarihi ve Kültürüyle Batı Antalya, Türk Tarih Kurumu, Ankara.
İbci, R. O. 2019. Sura Apollon Tapınağı ve İlişkili Kült Kalıntıları, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Akdeniz Üniversitesi, Antalya.
Wurster, W. W. 1993. “Dynast ohne Palast – Überlegungen zum Wohnbereich lykischer Feudalherren,” Akten Lykien II Bd. 2, 27–30.

Görseller:
W. W. Wurster, 1993
Tayfun Bilgin, 2022
Reha Özer, 2022
Bora Bilgin, 2022, 2023, 2024