Trysa - Trusñ

Trysa, Kaş–Demre karayolu üzerinde, Davazlar köyünün kuzeyinde ve Kyaneai’nin yaklaşık 5 km doğusunda, kıyıya paralel uzanan bir sırt üzerinde kurulmuş küçük bir yerleşimdir. Kentin Likçe adının Trusñ olduğu düşünülmektedir. Likya Birliği Dönemi’nde kendi adına basılmış sikkelerden de anlaşılacağı üzere muhtemelen bağımsız bir kentti. Ancak yerleşim antik yazılı kaynaklarda geçmemekte ve adı Patara Yol Anıtı’nda da yer almamaktadır. Bu nedenle ilk bakışta önemsiz bir yerleşim izlenimi verebilir.

Bununla birlikte, Likya Hanedanlık Dönemi’nin en ünlü anıtlarından biri olan Trysa Heroonu bu yerleşimde bulunmuştur (bkz. aşağıda). Modern dönemde Julius August Schönborn, 1842 yılında yerleşimi ziyaret eden ve heroonu tanımlayan ilk kişidir. Yerleşime ilişkin ilk bilimsel yayın ise 1884 yılında Benndorf ve Niemann tarafından yapılmıştır.

Yerleşim kalıntıları sırt üzerinde ve güney yamaçlarda yer almaktadır. Surlarla çevrili akropolis, tepenin en yüksek noktası olan doğu kesiminde bulunmaktadır. Nekropol ise batı ucunda, daha alçak bir teras üzerinde yer alır. Yaklaşık 30 lahit ile birlikte, bazıları oldukça nitelikli olan örnekler bulunmakta; ayrıca bir zamanlar burada var olduğu bilinen ancak günümüze ulaşmamış bir dikme mezar da tespit edilmiştir. Söz konusu dikme mezardan yalnızca mezar odasını çevreleyen kabartmalardan birkaç parça günümüze ulaşmıştır; buna rağmen bu yapı, Likya’daki en erken dikme mezarlardan biri olarak değerlendirilmektedir.

Mezarlar ve sarnıçlar dışında, işlevi kesin olarak tanımlanabilen yapı sayısı oldukça sınırlıdır. Nekropolün yakınında, Helios’a ya da Zeus’a adanmış olabileceği düşünülen bir tapınağın kalıntıları bulunmaktadır. Yerleşimin Bizans Dönemi’ne kadar varlığını sürdürdüğü kabul edilmektedir.

Trysa Heroonu ve Doğu Nekropolü

Likya anıtsal mezar mimarisi içinde özgün bir üsluba sahip olan heroon, yerleşimin doğu nekropolünün bulunduğu akropolisin en doğu ucundaki bir sırt üzerinde yer almaktadır. Yaklaşık 3 metre yüksekliğinde duvarlarla çevrili, neredeyse tam kare planlı yarım dönümlük bir avlu içinde klasik Likya ahşap ev mimarisini taklit ederek kaya içine oyulmuş bir mezardan oluşmaktadır.

Güney dış duvarları, giriş kapısı ve dört iç duvar, taş blokların üst iki sırasına işlenmiş frizlerle süslenmiştir; ancak bu bezemelerin hiçbiri günümüzde yerinde değildir. Günümüze yalnızca kaya içine oyulmuş mezar kaidesi ve lahit parçalarından bazıları ulaşabilmiştir.

Frizlerin tamamı—çoğu o dönemde hâlâ büyük ölçüde sağlam durumdayken—1881–1882 yıllarında Benndorf ve ekibi tarafından kesilerek Viyana’ya götürülmüştür. Benndorf’un yönlendirmesiyle hazırlanan ve bugün müzede sergilenen 1889 tarihli rekonstrüksiyon modelinde mezar tek katlı olarak gösterilmişsse de, daha sonraki araştırmalar yapının aslında iki katlı olduğunu ortaya koymaktadır. Kireçtaşından inşa edilmiş olması nedeniyle frizlerin genel korunma durumu zayıftır; buna rağmen figürlü kabartmaların kalitesi ve anlatı kompozisyonlarının karmaşıklığı son derece dikkat çekicidir.

Likya geleneğine uygun olarak frizlerde, mezar sahibinin yaşamı ve başarıları betimlenmiştir; bu kişinin kuşkusuz bir hanedan üyesi ya da hanedan ailesine mensup biri olduğu kabul edilmektedir. İkonografi, Yunan mitolojisi ile Pers etkilerini bir arada yansıtır; Bellerophon, Perseus, Theseus, Odysseus ve Meleagros gibi mitolojik kahramanların yer aldığı sahneler bunlar arasındadır. Diğer sahnelerde Amazonlar ve Kentaur’larla savaşlar, bir kent kuşatması ve bazı araştırmacılar tarafından Truva önündeki çıkartma ya da Melesandros komutasındaki Yunanlara karşı bir savaş olarak yorumlanan bir çatışma sahnesi yer alır.

Mezarın avlusunda bulunan korunmuş parçalar, lahitin bezemesi hakkında da bilgi vermektedir. Bu sahneler arasında mezar sahibinin aile çevresi içinde ve bir ziyafet sahnesinde betimlendiği kompozisyonlar yer alır. Herhangi bir yazıt bulunmadığından mezar sahibinin kimliği kesin olarak bilinmemektedir. Yapı genellikle MÖ 5. yüzyılın sonlarına tarihlenmekte ve Limyra dynastı Perikle’nin babası ya da kardeşi olabileceği düşünülen Trbbenimi ile ilişkilendirilmektedir.

Doğu nekropolünde, heroon duvarlarının hemen doğusunda üç kaya mezarı ve bir lahit kalıntısı bulunmaktadır. Kaya mezarlarının tamamı, ahşap mimariyi taklit eden klasik Likya ev tipindedir; ancak günümüzde ağır hasar görmüş durumdadır. Aslen iki katlı olduğu düşünülen mezarlardan yalnızca birinin alt katı kısmen korunabilmiştir.

İyi korunmuş lahit ise Benndorf tarafından heroon frizleriyle birlikte Viyana’ya götürülmüştür. Üzerindeki kısa Yunanca yazıtta geçen isimlerden dolayı Dereimis–Aischylos lahdi olarak bilinmektedir. Üç basamaklı bir podium üzerinde yer alan lahdin sandukası sade ve bezemesizdir; buna karşılık Likya üslubundaki semerdam kapak zengin kabartma bezemelere sahiptir.


Kaynaklar:

Benndorf, O. ve G. Niemann. 1889. Das Heroon von Gjölbaschi-Trysa, Wien.
Çevik, N. 2021. Lykia Kitabı: Arkeolojisi, Tarihi ve Kültürüyle Batı Antalya, Türk Tarih Kurumu, Ankara.
Deltour-Levie, C. 1982. Les Piliers Funéraires de Lycie, Louvain-la-Neuve.
İdil, V. 1993. Likya Lahitleri, Türk Tarih Kurumu, Ankara
Landskron, A. 2015. Das Heroon von Trysa, Wien.
Marksteiner, T. 2002. Trysa. Eine zentrallykische Niederlassung im Wandel der Zeit., Wien.
Petersen, E. ve F. Von Luschan. 1889. Reisen in Lykien Milyas und Kibyratis. Reisen im Südwestlischen Kleinasien II, Wien.
Plattner G. ve A. Gottsmann (ed.) 2022. Das Heroon von Trysa, Akten Akten des Internationalen Symposions, ÖHI in Rom, 28 Oktober 2016, Vol 7.
Wurster, W. W. 1993. “Dynast ohne Palast – Überlegungen zum Wohnbereich lykischer Feudalherren,” Akten Lykien II Bd. 2, 27–30.

Görseller:
iDAI Arachne ID:1147728
O. Benndorf ve G. Niemann, 1889
E. Petersen ve F. Von Luschan, 1889
C. Deltour-Levie, 1982
V. İdil, 1993
W. W. Wurster, 1993
G. Plattner ve A. Gottsman, 2022
Bora Bilgin, 2022
Tayfun Bilgin, 2022
İlkhan Selçuk Erdoğan, 2022
Reha Özer, 2022