Tlos, Xanthos Vadisi’nin doğu yakasında, Kragos Dağları’nın (Akdağlar) eteklerinde, Ksanthos’un yaklaşık 25 km kuzeyinde yer almaktadır. Yerleşim ilk kez 1838 yılında Charles Fellows tarafından tanımlanmıştır. Kentin Likçe adı Tlawa olup, Hitit kaynaklarında Dalawa olarak geçmektedir. Tlos ve çevresinde yürütülen arkeolojik araştırmalar, bölgenin MÖ 10. binyıldan itibaren iskân gördüğünü göstermektedir.
Tlos, Likya’nın en güçlü kentlerinden biriydi. Strabon’a göre, yaklaşık MÖ 100 civarında, Likya Birliği’nde üç oy hakkına sahip altı büyük kentten biriydi. Patara Yol Anıtı, Tlos’un yedi yol güzergâhının kesişim noktasında yer aldığını göstererek kentin stratejik önemini vurgulamaktadır.
2005 yılından bu yana düzenli kazılar sürdürülmektedir. Hanedanlık Dönemi’nde yerleşim akropolis tepesinde yoğunlaşmış olup, günümüze ulaşan en belirgin kalıntılar akropolisi çevreleyen kaya mezarlarıdır. Helenistik Dönem’de kent akropolisten doğuya doğru genişlemiş, Roma Dönemi’nde ise yerleşim merkezi akropolisin eteklerindeki düzlüğe yayılmıştır.
Roma Dönemi’ne ait önemli yapılardan biri 148 m uzunluğundaki stadyumdur; akropolis yamacına yaslanan dokuz oturma sırası da dâhil olmak üzere bazı bölümleri günümüzde hâlâ görülebilmektedir. Düzlükteki Roma Dönemi şehrinin doğusunda, 37 oturma sırasına sahip büyük bir tiyatro yer almakta olup, bunun yanında agora, gymnasion, palaestra, hamamlar ve tapınaklardan oluşan bir kompleks bulunmaktadır. Tiyatro ilk olarak Helenistik Dönem’de inşa edilmiş, Roma Dönemi’nde ise genişletilmiştir.
Tiyatronun dikkat çekici bir özelliği, üst cavea’nın ortasında yer alan Dor düzenindeki tapınaktır; bu tür bir uygulama Anadolu’da oldukça nadirdir ve benzer bir örnek yalnızca Patara Tiyatrosu’nda bilinmektedir. Bu tapınağın Augustus Dönemi’nde eklendiği ve uzun süre kehanet merkezi olarak kullanıldığı düşünülmektedir.
Agoranın batısında yer alan Korinth düzenindeki bir tapınak da diğer önemli yapılardan biridir. Bu yapı, Likya’da Kronos’a adanmış bilinen tek tapınak olması bakımından benzersizdir.
Izraza Anıtı
Izraza Anıtı günümüze yalnızca parçalar hâlinde ulaşmış ve büyük ölçüde aşınmış olmasına rağmen, zengin bezeme programı sayesinde Likya kabartma sanatının dikkat çekici örneklerinden biri olmayı sürdürmektedir. Charles Fellows, 1842 yılındaki ziyareti sırasında kabartmaların alçı kalıplarını almış; ancak anıt ilk kez 1847 tarihli seyahat notlarında Spratt ve Forbes tarafından belgelenmiştir.
Anıt, 1974 yılında Fethiye Müzesi’ne taşınmadan önce ek hasar görmüş ve parçalanmıştır. Günümüzde altı parça birleştirilerek yeniden ayağa kaldırılmıştır. Mevcut haliyle, piramidal bir düzen içinde üst üste yerleştirilmiş iki dikdörtgen prizma formundadır ve tüm yüzeyleri kabartmalarla süslenmiştir.
Anıtın işlevi hâlen tartışmalıdır. Kabartmalarda savaş ve zafer sahneleri betimlenmiştir; bu sahneler Likya mezar sanatında yaygın temalar olduğundan, birçok araştırmacı anıtı bir mezar yapısı olarak yorumlamaktadır. Ancak mimari formunun bilinen hiçbir Likya mezar tipine benzememesi, özgün işlevine ilişkin belirsizliği artırmaktadır. “Izraza” adı, anıtın iki farklı yüzünde bir savaşçı figürünün yanında Likçe harflerle yazılmıştır (TL 24). Aynı ad, daha sonra tiyatro inşasında devşirme malzeme olarak kullanılan başka bir Likçe yazıtta da (TL-26) görülmektedir.
Üslup özelliklerine dayanarak anıt MÖ 350–330 yılları arasına tarihlenmektedir.
Bellerophon Mezarı
Tlos akropolisi, çoğu ahşap mimariyi taklit eden cephelere sahip çok sayıda Klasik Dönem Likya kaya mezarıyla çevrilidir. Bunlar arasında tapınak cepheli örnekler öne çıkmakta olup, özellikle Bellerophon Mezarı anıtsal boyutu ve zengin bezemesiyle dikkat çekmektedir.
Mezar, dört sütunlu, arşitravlı ve üçgen alınlıklı İon düzeninde bir tapınak cephesine sahiptir. Bu cephenin arkasında yer alan bir ön oda, iki kapı aracılığıyla iki ayrı mezar odasına geçiş sağlar. Bu kapılar arasında kaya yüzeyi, İon düzeninde iki kanatlı sahte kapı şeklinde işlenmiştir. Kapıların üst ve alt bölümleri hayvan figürleriyle süslenmiştir.
Ön odanın sol duvarının üst kısmında, mezara adını veren bir kabartma yer alır: Bu sahnede Likyalı kahraman Bellerophon, kanatlı atı Pegasus üzerinde, Yunan mitolojisindeki ateş püskürten canavar Khimaira ile savaşırken betimlenmiştir.
Mezarın genel yapısı oldukça özenli olmakla birlikte, İon cephedeki sütun detaylarının tamamlanmamış görünmesi, yapının bitirilmemiş olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, arkeolojik bulgular mezarın daha sonraki dönemlerde yeniden kullanıldığını göstermektedir.
Üçgen alınlık içinde, oldukça aşınmış bir başka kabartma daha yer almaktadır. Ortada uzun saçlı bir erkek büstü, bir elinde çift ağızlı balta, diğerinde ise muhtemelen bir yıldırım tutar şekilde betimlenmiştir; figürün iki yanında uzanmış iki aslan bulunmaktadır. Bu sahne, tipik Likya mezar ikonografisiyle örtüşmemekte, bunun yerine Anadolu Fırtına Tanrısı’nın—Hititlerin Tarhunna’sı ya da Luvilerin Tarhunza’sı—tasvirlerini andırmaktadır. Bu nedenle, sahnenin bu tanrıların Likya’daki karşılığı olan Trqqas’ı temsil ettiği düşünülmektedir. Cephenin sol tarafında yer alan bir Likçe yazıt (TL 22), mezarın sahiplerini Hrixttibili ve eşi olarak tanımlar. MÖ 5. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen bu yapı, Tlos’taki bilinen en erken mezar olarak kabul edilmektedir.
Kaynaklar:
Benndorf, O. ve G. Niemann. 1884. Reisen in Lykien und Karien (Reisen im südwestlichen Kleinasien I), Wien.
Borchhardt, J., G. Neumann ve K. Schulz. 1976. “Das Izraza-Monument von Tlos,” RA 1, 76–90.
Fellows, C. 1839. A Journal Written During an Excursion in Asia Minor, London.
Fellows, C. 1847. Lycia, Caria, Lydia, illustrated Mr. George Scharf with descriptive letter-press by Sir Charles Fellows, London.
Işık, F. 2016. “The Powerful City of the ‘Land of Lukka’: Tlos,” From Lukka to Lycia: The Land of Sarpedon and St. Nicholas, ed. H. İşkan ve E. Dündar, 206–223, İstanbul.
Korkut, T. 2015a. Arkeoloji, Epigrafi, Jeoloji, Doğal ve Kültürel Peyzaj Yapısıyla Tlos Antik Kenti ve Teritoryumu, Seydikemer Kaymakamlığı Yayınları 1, Ankara.
Korkut, T. 2015b. Akdağlar’ın Yamacında Bir Likya Kenti, Tlos, İstanbul.
Korkut, T. 2015c. “Tlos Antik Kenti Bellerophon Kaya Mezarı,” Studies in Honour of Ömer Özyiğit, ed. E. Okan ve C. Atila, 287–299, İstanbul.
Korkut, T., G. Işın, Ç. Uygun ve B. Özdemir. 2018. “Excavations at the Ancient City of Tlos (2005–2017),” ANMED 16:132–141.
Wurster, W. W. 1976. “Antike Siedlungen in Lykien. Vorbericht über ein Survey-Unternehmen im. Sommer 1974,” AA 48, 23–49.
Yücel, T. 2012. Tlos Izraza Anıtı, Yayımlanmamış Yüksek lisans Tezi, Akdeniz Üniversitesi, Antalya.
Görseller:m
British Museum
C. Fellows, 1839, 1847
O. Benndorf & G. Niemann, 1884
W. W. Wurster, 1976
T. Korkut, 2015c
Tayfun Bilgin, 2022
Bora Bilgin, 2022, 2023, 2024
Ertuğrul Anıl, 2024








































