Phaselis, Antalya Körfezi’nin batı kıyısında yer alan küçük bir yarımada üzerinde konumlanmaktadır. Coğrafi olarak Likya sınırları içinde bulunmasına rağmen kültürel açıdan Likya karakteri göstermemektedir. Antik yazarlar da bu konuda farklı bilgiler vermekte; bazıları kenti Likya’da, bazıları Pamfilya’da göstermekte, bazıları ise Likya ile Pamfilya sınırında yer aldığını belirtmektedir.
Antik kaynaklara göre Phaselis, MÖ 690 yılında bir Rodos kolonisi olarak kurulmuştur. Doğal limanları sayesinde kent deniz ticaretiyle zenginleşmiş ve Delos Birliği’ne üye olduğu dönemde Ephesos kentiyle kıyaslanabilecek düzeyde vergi ödemiştir. Büyük İskender’in MÖ 334 yılında Likya’yı istilası sırasında kışı Phaselis’te geçirdiği bilinmektedir. Antik yazarlar bu dönemi anlatırken kentin zenginliğini ve doğal güzelliğini övgüyle dile getirmiştir.
Phaselis, Likya Birliği’ne yalnızca yaklaşık otuz yıl süren kısa bir dönem boyunca, MÖ 130 civarında katılmıştır. MÖ 1. yüzyılın başlarında Akdeniz’de yoğunlaşan korsanlık faaliyetlerinden etkilenen kent, bu süreçte korsanlarla gönüllü ya da zorunlu iş birliği yapması nedeniyle Olympos ile birlikte Likya Birliği’nden ayrılmış ya da çıkarılmıştır. Phaselis kalıntıları ilk kez 1811 yılında Francis Beaufort tarafından tespit edilmiştir. Denize yakın ve kolay ulaşılabilir konumu sayesinde, o tarihten itibaren çok sayıda araştırmacı tarafından ziyaret edilmiş ve incelenmiştir. Erken dönem çalışmalar daha çok epigrafik araştırmalardan oluşmaktadır. İlk sistematik kazılar 1980–1985 yılları arasında gerçekleştirilmiş olup, 2012 yılından bu yana Akdeniz Üniversitesi tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma ve kazı programı devam etmektedir.
Günümüzde görülebilen yapıların büyük çoğunluğu Roma Dönemi’ne aittir. Akropolis, yarımadanın üzerindeki tepeye kurulmuştur. Kentin üç limanından ikisi yarımadanın kuzeyinde, biri ise güneyinde yer almaktadır. Kuzeydeki limanlardan küçük olanının askeri amaçla kullanıldığı, güney limanının ise ana ticaret limanı olduğu düşünülmektedir. Yarımadanın batısındaki bataklık alanın geçmişte bir lagün olduğu anlaşılmaktadır.
Kuzey ve güney limanlarını birbirine bağlayan ana cadde, yarımadayı anakaraya bağlayan kıstak üzerinde uzanmaktadır. Bu caddenin her iki yanında, iki agora, biri büyük biri küçük olmak üzere iki hamam, bir latrina ve anıtsal bir çeşme gibi çok sayıda yapının kalıntıları yer almaktadır. Kentin diğer yerleşim alanları, kuzeydeki büyük limanın arkasında yükselen tepede ve bataklık alan ile güney limanı arasındaki yükselti üzerinde bulunmaktadır.
Kaynaklar:
Akçay, A. 2021. “Phaselis Hadrianus Kapısı: Arkeolojik Alanlarda Yerinde Sergilemeye Bir Örnek,” MJH XI, 1–15.
Arslan, M. ve N. Tüner-Önen. 2014. “The Surface Exploration of Phaselis and its Territorium 2013,” ANMED 12, 189–195
Arslan, M. ve N. Tüner-Önen. 2016. “Phaselis,” From Lukka to Lycia: The Land of Sarpedon and St. Nicholas, ed. H. İşkan ve E. Dündar, 300–317, İstanbul.
Bayburtluoğlu, C. 2004. Lykia, Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü, İstanbul.
Çevik, N. 2021. Lykia Kitabı: Arkeolojisi, Tarihi ve Kültürüyle Batı Antalya, Türk Tarih Kurumu, Ankara.
Schläger, H., D.J. Blackman, H. Bremer, J. Christern, P. Knoblauch, J. Schäfer. 1981. Phaselis: Beiträge zur Topographie und Geschichte der Stadt und ihrer Häfen. ed. J. Schäfer, IstMitt. 24, Tübingen.
Tüner-Önen, N. 2008. Phaselis Antik Kenti ve Teritoryumu, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Akdeniz Üniversitesi, Antalya.
Görseller:
H. Schläger et al., 1981
A. Akçay, 2021
B. Bilgin, 2022

















