Dereağzı, Tokluca ve Kasaba derelerinin Demre (Myros) Çayı ile birleştiği noktada, Myros Vadisi’nin kuzey ucunu kontrol eden stratejik bir konuma sahip bir tepe üzerinde yer alan küçük bir Likya yerleşimidir. Yerleşim modern dönemde ilk kez 1836 yılında Texier tarafından kaydedilmiştir. Antik dönemde önemli bir yol güzergâhı üzerinde yer almasına rağmen, yerleşimin Likçe adı bilinmemektedir. Ne yazık ki, kentin adının yazılı olması gereken Patara Yol Anıtı blokları günümüze ulaşmamıştır. Yerleşim, bu bölgede Bizans Dönemi kaynaklarında adı geçen Mastaura kenti ile özdeşleştirilmeye çalışılmaktadır. Alanda henüz sistematik bir kazı çalışması yapılmamıştır. Yüzey araştırmalarından elde edilen buluntular, yerleşimin MÖ 9. yüzyıla kadar uzandığını göstermektedir; ancak en erken mimari kalıntılar, Hanedanlık Dönemi’ne ait Likya ahşap mimarisini taklit eden cephelere sahip kaya mezarlarıdır. Bu mezarlardan biri Likçe bir yazıt (TL 80) taşımaktadır. Akropolis üzerindeki kalıntıların büyük bölümü Bizans Dönemi’ne aittir.
Mezarların yanı sıra, Likya Dönemi’ne ait bir diğer unsur, kale kapısı yakınındaki kaya yüzeyine işlenmiş bir kabartmadır. Bu kabartmada bir boğa kurbanı sahnesi betimlenmiştir.
Kaynaklar:
Çevik, N. 2021. Lykia Kitabı: Arkeolojisi, Tarihi ve Kültürüyle Batı Antalya, Türk Tarih Kurumu, Ankara.
Morganstern, J. 1993. “The Settlement at Dereağzı: An Introduction to the History of the Site,” Akten Lykien II Bd. 2, 71–76.
Onur, F. 2015. “Parerga to the Stadiasmus Patarensis (15): The Road Network around Kasaba Plain,” Gephyra 12, 89–109.
Wurster, W. W. 1993. “Dynast ohne Palast – Überlegungen zum Wohnbereich lykischer Feudalherren,” Akten Lykien II Bd. 2, 27–30.
Görseller:
W. W. Wurster, 1993
F. Onur, 2015
Ertuğrul Anıl, 2022
Bora Bilgin, 2022
Tayfun Bilgin, 2022











